Biz Sizi Arayalım

Boydan Boya Karadeniz Turu

YEŞİL CENNET'E DAVETLİSİNİZ

GEZİLECEK YERLER
AMASYA, SAMSUN, ORDU, YASONBURNU YARIMADASI, TİREBOLU, TRABZON, SULTAN MURAT YAYLASI, UZUNGÖL, RİZE, KARAGÖL, AYDER YAYLASI, ŞENYUVA, ZİLKALE, PALOVİT, HAMSİKÖY, ZİGANA GEÇİDİ, SÜMELA MANASTIRI, ORDU, BOZTEPE, SİNOP

KALKIŞ NOKTALARI
Albayrak Meydanı, TerasPark AVM, Çamlık Açıkhava Tiyatrosu, Çınar Hürriyet Ortaokulu

KONAKLAMA
5 GECE OTEL KONAKLAMALI

TUR TARİHLERİ
17 Temmuz 2020 Cuma
02 Ağustos 2020 Pazar
07 Ağustos 2020 Cuma
14 Ağustos 2020 Cuma
21 Ağustos 2020 Cuma

TUR PROGRAMI

1.GÜN:AMASYA & YASON BURNU & ORDU BOZTEPE & BEKTAŞ YAYLASI (385 KM – 6 SAAT)

** Sabah Kahvaltısı (Kişiye Özel Kahvaltı Tabağı, Çay)

** Plaka Kodu: 05 olan, Amasya’da kahvaltımızı yaptıktan sonra gezimize başlıyoruz. .

** Şehzadeler Şehr-i Amasya

o Orta Karadeniz bölgesinde, Yeşilırmak Vadisi üzerinde bulunmaktadır. Bilinen ilk İsmi ise Amaseia’dır. Egemenlik kuran medeniyetler arasında, Hittiler, Frigler, Persler ve Romalılar yer alır. Osmanlı Döneminde şehzadelerin eğitim gördüğü, burada valilik yaptığı merkez şehirlerden biri olmuştur. Ayrıca Kurtuluş Savaşı mücadele yıllarında Türk Milleti adına kararların alındığı Amasya Kongresi’ne ev sahipliği yapması özelliğiyle tarihi ve önemli bir şehirdir. Kurtuluş savaşının başlangıç temellerini atan Amasya, Krallık Başkentliği yapmış, bilim adamları, sanatkârlar, şairler yetiştirmiş, şehzadelerin eğitim gördüğü bir belde olmuştur. Dünyanın en güzel Misket elması, kirazı, şeftalisi ve bamyasının üretildiği, sıcakkanlı, misafirperver Amasya sizleri bekliyor.

** Amasya’da Gezi Noktalarımız

o FERHAT İLE ŞİRİN ÂŞIKLAR MÜZESİ VE SU KANALLARI:Amasya Belediyesi tarafından yaptırılan Ferhat ile Şirin’in yanı sıra Mimar Sinan ile Mihrimah Sultan, Romeo ve Juliet’ten Leyla ile Mecnun’a Kerem ile Aslı’dan Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre’nin ‘’ilahi aşk’’ına kadar birçok efsanevi aşk yansıtılmıştır.

o ARKEOLOJİ VE MUMYALAR MÜZESİ:Tunç Çağı’ndan kalma eserlerin dahi yer aldığı müzede en ilgi çekici olanlarsa; Türk kültüründeki bilinen mumya örneklerinin sadece burada yer alıyor oluşudur.

o 2.BEYAZID KÜLLİYESİ VE CAMİİ:Amasya Valisi Şehzade Ahmet’in babası Sultan 2.Beyazid adına 1481 – 1486 yıllarında inşa ettirdiği külliyede cami, medrese imaret ve şadırvan bulunmaktadır. Külliyenin mimarı, Şemseddin Ahmet’tir. Caminin Batı yönünde ‘’U’’ planlı medrese, doğusunda ise ‘’L’’ planlı imaret bulunur.

o ŞEHZADELER MÜZESİ:İki katlı ahşap binada Amasya’da yaşamış olan şehzadelerin kendi dönemlerini yansıtan kıyafetleri ile aslına uygun resimleriyle yola çıkarak yaptırılan heykelleri ile doludur.

o KRAL KAYA MEZARLARI (PANORAMİK):Harşena Dağında olan mezarlar büyük ve taşlara oyulmuş yapılardır.

o AMASYA KALESİ (PANORAMİK):Harşena Dağında olan Hititler zamanında yapıldığı düşünülmektedir. Binlerce yıllık tarihi olan kale Osmanlılar tarafından da kullanılmıştır.

o ALÇAK KÖPRÜ:Roma döneminden kalan tek köprüdür. Yüksekliğini ırmağın alçalıp yükselmesiyle kaybetmiştir.

o SAAT KULESİ:865 yılında Amasya Valisi Ziya Paşa tarafından yaptırılmıştır.

o YEŞİLIRMAK ÇEVRESİ & TARİHİ YALIBOLU EVLERİ YÜRÜYÜŞÜMÜZ:Yan yana, tek kat ya da iki katlı, avlusu ve bahçesi olan restore edilmiş evlerin arasına dalıp tarihin içerisinde güzel bir Grup Yürüyüşümüzü yapıyoruz.

o ŞERAFETTİN SABUNCUOĞLU TIP TARİHİ MÜZESİ:İlhanlı döneminden günümüze ulaşan tek eserdir. Anadolu Selçuklu mimarisinin orijinal sütun başlıkları olan geometrik yaprak tezyinatlı ve mukarnaslı sütun başlıkları kullanılmıştır. Türk üçgenlerinden meydana gelen ters dönmüş sütun başlıkları, Anadolu Selçuklu mimarisinde ilk defa bu yapının cephe kenarlarında denenmiştir. Bina kesme taşlardan örülmüş ve iki köşesine silindir şeklinde dayanaklar yaptırılmıştır. Sadece Amasya Bimarhane’sine mahsus bir özellik olarak kapı kilit taşında diz çökmüş vaziyette insan kabartması mevcuttur. Anadolu'da müzikle tedavi yapılan ilk hastane olarak bilinmektedir.

** Öğle Yemeği (Ekstradır.)

** Plaka Kodu: 52 olan, Ordu’ya Hareket Ediyoruz. .

** Finduk Diyarı Ordu

o Karadeniz’in fındık deposu, dereleri şarkılara konu olmuş muhteşem kent Ordu 1920 yılında bağlı olduğu Trabzon’dan ayrılarak il olan Ordu, bugün deniz, doğa ve turizmi için önemli bir yer olarak bilinir.

** Ordu’da Gezi Noktalarımız

o BOLAMAN KALESİ(PANORAMİK):Pontus Rumlarında kalmıştır. Kale bedenleri üzerinde tahminen 200 yıl önce Hazinedar ailesi tarafından inşa edilen ahşap yapı Karadeniz’in özgün sivil mimarlık örneklerindendir.

o YASONBURNU YARIMADASI:Ordu perşembe ilçesine bağlı Çaytepe köyündedir.

o YASON KİLİSESİ:1868 yılında bölgede yaşayan Rumlar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Rumlar, 1924 yılında onaylanan “Nüfus Mübadelesi (değişimi) Sözleşmesi” ile Yunanistan’a göç etmek zorunda

kaldılar. Hristiyan nüfusun gitmesiyle cemaatsiz kalan kilise, kaderiyle baş başa kaldı. 2004 yılında “I. Derece Arkeolojik Alan” ve “II. Derece Sit Alanı” olarak tescillenmiş. Güneyde ve batıda olmak üzere iki girişi vardır. Batıdan asıl giriş üzerinde açık pembe renkli bir taş üzerinde alçak kabartma şeklinde karşılıklı iki hayvan figürü tasvir edilmiştir. Kapı ve pencere pervazları açık bej renkli taşlardan ana duvarlar koyu gri taşlardan farklı renklerinden oluşan güzel bir tezat ortaya çıkarmıştır.

o YASON FENERİ:Sahili kayalıklarla çevrili yemyeşil bir çayırlık. Denizden pek fazla yüksek olmadığı için ara ara Karadeniz hırçın dalgalarıyla fenerin gövdesini serin sularıyla yıkamaktadır. 8 mil ötedeki gemilere ışığıyla selam çakan fener demirden üretilmiştir. Bu mitolojik burunda önceleri Rumlar tarafından “Işıklar Bayramı” kutlanırmış. Adeta o bayramı devam ettirmek istercesine bu küçük fener ışık saçmaya devam ediyor.

o BOZTEPE TELEFERİK (İSTEĞE BAĞLI):509 metre yüksekliğindeki Ordu Boztepe’ye 7 dakika teleferik keyfi sürüyoruz. Ordu Boztepe’ye çıktığımız da isteyen misafirlerimiz Ordu dağlarına ve yamaçlara dağılmış Karadeniz evlerini Karadeniz’in yeşil ormanları, ordu sahil şeridi ve mavi deniz manzarasını tek bir karedeniz görebileceksiniz. Boztepe her şeyden uzaklaşıp, ruhumuzu dinlendirecek. Burası tam olarak eşsiz bir manzaraya sahiptir ve tepede bulunan kafe ve restoranlar da kahvenizi veya çayınızı içerken eşsiz manzaranın tadını çıkartabilirsiniz.

** Bektaş Yaylasına Hareket Ediyoruz. .

** BEKTAŞ YAYLASI

o Hepimiz biliyoruz ki ”Karadeniz Yaylaları” diye meşhur bir tabir vardır. Başka hiçbir yerin yaylasına benzemezler. Soğuğuyla en delikanlı adamı bile döver, doğasıyla gözleri kamaştırır, güzelliğiyle ruhunuzu dinlendirir, atmosferiyle içinizi ferahlatır. O kadar çok yaylası var ki hepsini anlatmak neredeyse imkânsız gibidir. Özçoban Tur Ailesi, sizler için içlerinden en güzellerini seçerek sizlere sunuyor.

o ULAŞIM:Öncelikle yaylamıza molalar eşliğinde Otobüsümüz ile çıkılacaktır.. Giresun'un 59 km. güneyinde, asfalt yoldan ulaşım olacaktır.

o NEDEN Mİ BEKTAŞ YAYLASI:Bektaş Yaylasında evler Hayli büyük bir alana yayılmış durumdalar. Deniz Seviyesinden 2100m yükseklikte kurulmuştur. Bu yaylada hafta sonları kadınlar pazarı kuruluyor. Kadınlar kendi yaptıkları turşuları, peynirleri, yağları bu pazarda satıyorlar. Onun dışındaki günlerde de yöreye özgü yiyecek alabileceğiniz tezgâhlar açık oluyor. Hediyelik eşya almak isterseniz yayla oldukca turistik olduğu için bakır kaplar, ahşap beşikler, peştemallar alabileceğiniz ürünler arasında yer alıyor.

o OLMAZSA OLMAZLARDAN SABAH YÜRÜYÜŞÜ:Yayladan biraz çıkıp bir kaç km gittikten sonra mutlaka durun ve arkanıza bakın Bektaş Yaylasının karşıdan görünümü gerçekten çok güzel. Yaylaya kıvrılarak uzanıp giden yollar yeşilin etrafında çizilmiş bordürler gibi duruyor. Hele de orada otlayan bir sürüye denk gelirseniz gerçekten müthiş bir fotoğraf karesi olduğunu göreceksiniz.

** Konaklama ve Akşam Yemeği İçin Otelimize Hareket Ediyoruz..

** Akşam Yemeği (Otel Konsepti) (İçecek Ekstra)

Not:Otelimize saat 21:00 gibi giriş olacaktır. Yol hali olduğu için verilen saat ileri geri oynayabilir.

2.GÜN:GİRESUN & ZİGANA GEÇİTİ & HAMSİKÖY & SULTANMURAT YAYLASI (400 KM – 7 SAAT)

** Sabah Kahvaltısı (Otel Konsepti)

** Otelimizden ayrılıp, Vuruyoruz kendimizi Zigana’nın Muhteşem Dağlarına

** Plaka Kodu: 61 olan, Trabzon’a Hareket Ediyoruz. .

** ZİGANA GEÇİDİ

o Tarihte İpek Yolu’nun en önemli geçitlerinden sayılırdı Zigana Geçidi. Ticaret ile uğraşanlar ya da seyahat eden insanlar doğudan batıya ya da batıdan doğuya ulaşmak istediklerinde Zigana Dağı Geçidi’ni aşmaları gerekmekteydi. Bunun için de dağın üstünden tehlikeli bir güzergâh izlemek gerekiyordu yolculuklarda. Zigana geçidi, yılın beş ayı karla kaplı olan 2032 m yüksekliğinde bir yerdir. Trabzon ve Gümüşhane illerini birbirine bağlar. 1,702 metre uzunluğundaki Zigana Geçidi, 2000 rakımlı Zigana Dağı’ndaki Haşit Vadisi’ni yararak ve dağlarla kaplı Karadeniz’in iç kesimlerindeki ulaşım problemini çözerek önemli bir vazifeyi üstlenmiştir. Geçidin Trabzon tarafı ile Gümüşhane tarafında iklim farklıklarının net bir şekilde gözlenebilmesi açısından ilginçtir. Trabzon tarafından Gümüşhane tarafına geçtiğimizde gerçekten sadece birkaç dakikada havanın beş derece düştüğünü göreceksiniz.

** SÜTLAÇ KEYFİ

o Buraya yolunuz düşerse köyde yapılan sütlacı mutlaka tadın. Hayatınızda böyle sütlaç yemediğinize eminiz. Burada her yıl Ağustos ayı içerisinde, genellikle ilk Pazar günü sütlaç festivali düzenleniyor.

** HAMSİKÖY

o Zigana Dağı eteklerinden 1600 metre yükseklikte yer alan Hamsiköy’ün havasını ve doğasının ifade edebilecek bir kelime bulmamayız. Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı bir köydür. Bu köyde birçok doğal güzellik alanı bulunur. Bu köyün ismi neden Hamsiköy denilir. Bu köyün ismi aslında Hamsköy ya da Hamseköy olarak bilinir. Fakat Türkçe’ye Hamsiköy olarak geçmiş. Köyün ismi Arapça olup anlamı 5 köy anlamına gelir. Burada birbirinden harika 5 köyün birleşimine verilen bir isimdir. Özetle bir köyden çok bir bölgeye verilen isimdir. Hamsiköyü oluşturan Ciharlı, Çıralı, Dikkaya ve Güzelyayla köyleridir. Bu köylerin birbirinden güzel harika manzaraları bulunur.

** SÜMELA MANASTIRI(MERYEM ANA MANASTIRI - TEPEDEKİ İNZİVA KÖŞESİ) (İSTEĞE BAĞLI MİNİBÜSLERLE ÇIKILACAKTIR)

o Gelelim Trabzon’un en önemli yapılarından Sümela Manastırı’na. Trabzon’un Maçka ilçesinin Altındere köyü sınırları içinde yer alan Altındere vadisine hakim Karadağ’ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuş olan Sümela Manastırı, halk arasında “Meryem Ana” adı ile anılır. Sümela Manastırı'nın Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında (375–395) Atina'dan gelen Barnabas ve Sophronios isimli iki rahip tarafından kurulduğu düşünülür. Sümela, manastır işlevini 1923 yılına kadar sürdürdü. Yapı esas olarak ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazmadan oluşur. Bu yapılar topluluğu oldukça geniş bir alan üzerine yayılır. Manastırın girişinde su getirdiği anlaşılan büyük su kemeri yamaca yaslanmış durumdadır. Çok gözlü olan bu kemerin bugün büyük bir bölümü yıkılmıştır. Avlunun etrafındaki binalar içindeki dolaplar, hücreler, ocaklarda Türk sanatının etkileri de görülür. Manastırın ana ünitesini meydana getiren kaya kilisesinin ve ona bitişik şapelin iç ve dış duvarlarını donatan freskler 18. yüzyılın başlarına tarihlenir. Bu fresklerde üç ayrı devirde yapılan üç tabaka görülebilir.

** Öğle Yemeği (Ekstradır.) (Yöreye Has Restoranda Serbest Zaman Olacaktır.)

** Sultanmurat Yaylasına Hareket Ediyoruz. .

** SULTANMURAT YAYLASI

o Hepimiz biliyoruz ki ”Karadeniz Yaylaları” diye meşhur bir tabir vardır. Başka hiçbir yerin yaylasına benzemezler. Soğuğuyla en delikanlı adamı bile döver, doğasıyla gözleri kamaştırır, güzelliğiyle ruhunuzu dinlendirir, atmosferiyle içinizi ferahlatır. O kadar çok yaylası var ki hepsini anlatmak neredeyse imkânsız gibidir. Özçoban Tur Ailesi, sizler için içlerinden en güzellerini seçerek sizlere sunuyor.

o ULAŞIM:Öncelikle yaylamıza molalar eşliğinde Otobüsümüz ile çıkılacaktır..

o NEDEN Mİ SULTANMURAT YAYLASI:IV. Murat’ın, o zamanlar İran’a bağlı olan Erivan’a yaptığı sefer sırasında ordusu ile burada konaklamış ve bir cuma namazını burada kılmıştır. Sultan Murat Yaylası da ismini bu olaydan dolayı IV. Murat’tan almakta. Sultanın namaz kıldığı yer halen korunmakta. Sultan Murat yaylasının acı bir hatırası da 1916 yılından kalma. I. Dünya Savaşı sırasında bölgeyi işgale kalkışan Ruslarla yapılan çarpışmalarda 1 subay ve 76 er-erbaş olmak üzere askerimiz burada şehit düşmüş ve Şehitler Tepesi denilen yere defnedilmiş. Her yıl 23 Haziran’da Sultanmurat Şehitlerini anma günü düzenlenmekte ve şehitlerimiz yâd edilmektedir.

o Deniz seviyesinden ortalama 2200 metre yüksekliğinde olan Sultan Murat, Bol oksijeni ile insanı yeniden doğmuş gibi hissettirecek. o Manzaranın tadına bulutların üzerinde varacaksınız.. Olmaz ise olmazlarımızdan Fotoğraf molamızı unutmuyoruz tabikide

o YAYLAYA ÇIKARKEN GEÇİLECEK YERLER:Soğanlı Köyü, Görnek Yaylası, Parma Yaylası, Sıcakova Yaylası, Sarıkaya Yaylası, Sultanmurat Yaylası

o OLMAZSA OLMAZLARDAN SABAH YÜRÜYÜŞÜ YAPMAYI UNUTMUYORUZ.

** Konaklama ve Akşam Yemeği için Otelimize Hareket Ediyoruz..

** Akşam Yemeği (Otelimizde) (İçecek Ekstra)

o Menü:Otel Konsepti Not: Konaklama yaptığımız otel yayla otelidir. Yemekten Sonra Tüm Misafirlerimizi Atma Türküler ve Hep Birlikte Horon Vuracağız Bekliyoruz..

Not:Otelimize saat 18:00 gibi giriş olacaktır. Yol hali olduğu için verilen saat ileri geri oynayabilir.

3.GÜN:UZUNGÖL & AYDER YAYLASI & FIRTINA DERESİ & ZİLKALE & PALOVİT ŞELALESİ (163 KM - 3 SAAT)

** Sabah Kahvaltısı (Otel Konsepti)

** Otelimizden ayrılıp, Fotoğraf Molaları ile Sultanmurat Yaylasından iniyoruz. .

** Yayla Otelimizden ayrılıp, Çaykaraya bağlı olan Uzungöl’e Hareket Ediyoruz. .

** UZUNGÖL / ÇAYKARA

o Bir heyelan sonucu oluşmuştur. Toprak kaymasıyla önü kapanan Haldızen deresinin oluşturduğu bir göl olup, muhteşem bir manzaraya sahiptir. Uzunluğu 1.000 metre, Eni 500 Metre ve Derinliği 15 Metredir. Bu bölgede 400 Bin Ton alabalık üretiliyormuş.

** Plaka Kodu: 53 olan, Rize’nin ilçesi olan Çamlıhemşin’e Hareket Ediyoruz. .

** Cuma pazarı, İyidere, Derepazarı üzerinden Fırtına Vadisi’ne Ulaşıyoruz. .

** ZİLKALE & ŞENYUVA KÖYÜ & CİNCİVA KÖPRÜSÜ & PALOAVİT ŞELALE TURU –(EKSTRADIR) MİNİBÜSLER İLE ÇIKILACAKTIR.

o ŞENYUVA KÖYÜ:Zilkale yolunda dağlara tırmanmaya başlamadan karşınıza çıkan köy Şenyuva köy sekiz ya da dokuz haneden oluşuyor. Şenyuva köyü Eski tarihi evleri ve harika doğası ile adı gibi Şenyuva

o CİNCİVA KÖPRÜSÜ:Karadeniz bölgesinin coğrafyasına ve iklim şartlarına uygun olarak inşa edilen taş köprüler genelde tek gözlü olarak tasarlanırlar. 40 metre uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğinde, kemer kısmı düzgün kesme taş, ayakları ise moloz taş kullanılarak inşa edilmiştir. Köprünün kitabesi 1946 yılında yaşanan selde kaybolmuştur.

o ZİLKALE:Zilkale dağların arasında, Fırtına deresinden 100 m yükseklikte (deniz seviyesinden 750 metre) konumu ve çok iyi korunmuştur. Zilkale'den Fırtına deresine kuş bakışı manzara, arkada karlı dağlar, uçsuz bucaksız vadi, doğanın ortasında muhteşem bir konumdadır. Sizleri hayran bırakacak.

o PALOVİT ŞELALESİ:Çevresinde doğal ormanlar, çeşitli bitki örtüleri, yaban hayatı ve tarihi köprüler bulunmaktadır. Kaçkar Dağları Milli Parkı içindeki doğal güzelliklerdendir. Bölgenin en yüksek debiye sahip şelalesidir. Yemyeşil ağaçların ve kayalıkların arasından duvağı andıran bembeyaz bir örtü halinde dökülmektedir. 15 metre yüksekliğindeki buz gibi suları ve doğal manzaralarıyla biz değerli konuklarını ağırlamaktadır.

** Öğle Yemeği (Ekstradır.)

o Tavsiye Edilen Menü: (Alabalık/Kavurma/Köfte, muhlama, Laz Böreği, Turşu Kavurma

** FIRTINA DERESİ ÜZERİNDE YERÇEKİMİNE MEYDAN OKUYARAK ZİPLİNE YAPABİLİRSİNİZ.

** UŞAĞUM KARADENİZ’E GELDUK ÇAY TOPLAMADUK DEMEYUN SAKUN

o Gezimizin Rize etabında her tarafta çay toplayan Rizeli'ler gördükçe bizler de günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan çayın ilk noktasını, hasadını deneyimliyoruz..

o Özel çay makası ile kesilen çaylar kesildikçe makasa bağlı olan torbalara doluyordu. Her bir tarım ürünü gibi gayet meşakkatli ve emek isteyen bir işti.

** FIRTINA DERESİ & TİMİSVAT KÖPRÜSÜ FOTOĞRAF MOLASI

o FIRTINA DERESİ FOTOĞRAF MOLASI:Akarsularımızdan birisi olan Fırtına deresi, dağlarının Karadeniz'e bakan yamaçlarındaki derelerin birleşmesi ile oluşmuştur. 57 km. uzunluğundadır. Solumuzda Osmanlı kemer köprülerle süslü Şırıl Şırıl Akan deremiz. Sağımızda yüksek dağlara uzanan çay bahçelerinin içinde ilerlerken, Yöreye Has olan geçmişte yiyecek saklamak için ambar niyetine kullanılan ve evlerin bitişiğine inşa edilen serenderler, mimari güzellikleri ve tarihi değerleriyle hayran kalacaksınız.

o TİMİSVAT KÖPRÜSÜ FOTOĞRAF MOLASI:En güzel Osmanlı dönemi eserlerinden biri olan

Timisvat Köprüsü, Köprü köy ile Hoşdere köyleri arasında ulaşımı sağlayan tarihi bir bağdır. Çiftkemerli ve Osmanlı adlarıyla da anılmaktadır. 18. yüzyıldan kalma bu zarif köprünün zemini taş döşeli olup, korkulukları ve gövdesi kesme düz taştan yapılmıştır.

o MUCİDİN YERİ (KENDİ ELEKTRİĞİNİ ÜRETİP, KENDİ DOĞAL AKVARYUMLARIYLA BİR GÖNÜL BAHÇESİ OLUŞTURUYOR.):Yel Değirmenlerini, Doğal Alabalık Çiftlikleri, Küçük Hayvanat Bahçesi, Doğal Şelale, Gönül Salıncağıyla Halo Derenin Kenarında konuşlanmış ve Mucit İsmail Amca tarafından kendi imkânlarıyla oluşturulmuş bir doğa harikasında fotoğraf ve çay molası veriyoruz.

o AYDER YAYLASI & GELİNTÜLÜ ŞELALESİ YÜRÜYÜŞÜ:1350 metre yükseklikte çam ormanlarıyla kaplı yaylasıdır. Aşağı ve Yukarı Ambarlık Şelaleleri, yayla evleri, çeşit çeşit çiçeklerden elde edilen balları ve en çok da şifalı kaplıcasıyla ün salmış bir cennet parçasıdır burası…

o Karadeniz’deki 44 yayla arasında en çok dikkat çeken Yaylasıdır. Yeşilin her tonu ile karşılaşacağınız yaylaya Karadeniz’e paralel olarak ilerleyen sahil yolundan ormana saparak muhteşem doğaya adım atacaksınız. Zengin bitki varlığı ile hayran kalacağınız Yayla gezimizde Fırtına Vadisi ve Şelalelerin aklınızı çelmesine izin vemeyin.

o Ayder’de nereler gezilir diye düşündüğünüzde 300-400 metre aralıklarla akan şelaleleri göreceksiniz. Şelalelerin yanı başında kurulmuş dağ evleri ve teleferikler ilginizi çekecek. Ayder gezisi sırasında bulutlara yaklaştıkça kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

o Karadeniz’in botanik ormanı niteliğinde ve Türkiye’nin en yağışlı bölgesi olan yaylasıdır. Geldiğinizde de binlerce bitki türünü yakından tanıma şansınız olacak. Ayder ’de yağmur altında yürüyüş yapmanızı öneriyoruz..

o GELİNTÜLÜ ŞELALESİ FOTOĞRAF MOLASI:Her an ortaya çıkabilecek sis bulutunun ardından, şelalenin ancak dereye katılan son bölümü görülebilir. Yeşil yamaçları aşarak ince beyaz bir duvak gibi yüzlerce metreden süzülen Gelin Tülü Şelalesi, Yaklaşık 1500 metrelik dik bir akışla süzülen şelale, 1320 metre irtifada yer alır. Son kademesinde 15 metre yükseklikten kendini boşluğa bırakıyor. Masmavi bir gökyüzü, yemyeşil orman dokusu ve bembeyaz şelalenin oluşturduğu renk cümbüşü, görenlerde hayranlık uyandıracak mükemmelliktedir.

** Konaklama ve Akşam Yemeği İçin Otelimize Hareket Ediyoruz..

** Akşam Yemeği (Otelimizde) (İçecek Ekstra)

o Menü:Otel Konsepti

ÖNEMLİ:Yemekten sonra çaylarımızı içerken Tulumun sesine kulak veriyoruz. Tüm misafirlerimizi eksiksiz Laz uşaklarıyla birlikte Horon Vurmaya bekliyoruz. Daha Neler Neler…

Not:Otelimize saat 19:00 gibi giriş olacaktır. Yol hali olduğu için verilen saat ileri geri oynayabilir.

4.GÜN:BORÇKA KARAGÖL TURU & MENÇUNA ŞELALESİ (171 KM – 3 SAAT)

** Sabah Kahvaltısı (Otel Konsepti)

** Sınır Kapılarında bekleme olmaması için Erken Çıkış yapılacaktır.

** Plaka Kodu: 08 olan, Artvin’inin ilçesi olan Borçka’ya Hareket Ediyoruz. .

** Rize, Çayeli, Ardeşen, Fındıklı Üzerinden Borçka’ya Ulaşıyoruz. .

** BORÇKA KARAGÖL MİLLİ PARKI(Ekstradır.) (İSTEĞE BAĞLI MİNİBÜSLERLE ÇIKILACAKTIR)

o Artvin’e bağlı bir ilçe olan Borçka, hiç abartısız dünyanın en güzel göllerinden biri olan Ülkemizin en kuzeydoğusunda yer alan Karagöl’e ev sahipliği yapıyor. Bu güzellikte bir yere ulaşmak için gidilecek her kilometre hakkını sonuna kadar veriyor. Borçka Petrol Ofisi’nden kalkan minibüsler ile Karagöl’e hareket ediyoruz. Muhteşem güzellikte bir bitki çeşitliliği var ve neredeyse yeşilin her tonunu barındırıyor. Arabadan inip kısa bir yürüyüş ile ulaşacağımız göl manzarası ise insanın aklını başından alıyor. Üzerinde yüzen renkli sandallarla birlikte cennetten farksız bir görüntüyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Gölün üzerindeki fotojenik iskeleye çıkıp; panoramik olarak gölü seyrederken alacağınız nefes doğru yere gelmişim dedirtiyor..

o Borçka Karagöl’ün Oluşumu:19. Yüzyıl başlarında bir toprak kayması sonucu oluşmuştur. Bugünkü Klaskur (Aralık) yaylasının yakınlarındaki bir tepede toprak kaymasının Klaskur (Aralık) deresinin önünü kapatması sonucu bu güzel göl oluşmuştur. Etrafı dağlarla çevrili olan Borçka Karagöl, yaklaşık olarak 1480 metre yüksekliktedir.

** Öğle Yemeği (Ekstradır.)

** Sarp Sınır Kapısı’na Hareket Ediyoruz..

NOT:Batum’a geçeceğimiz için ATM’lerden Para Çekmeyi Unutmayalım..

NOT:BATUMDA KENDİ ARACIMIZ İLE GEÇİŞ YAPACAĞIZ. ….

** Türk ve Gürcü Kapılarını Yeni Kimliklerimiz geçiyoruz..

** PLAKA KODU: GE OLAN, BATUM GÜRCİSTAN’A HAREKET EDİYORUZ. .

** Türk Liralarımızı Gürcü Lari’sine çevirmek için kısa bir mola akabinde gezimize başlıyoruz..

** GÜRCİSTAN & BATUM

o Gürcistan‘ın Acara Özerk Cumhuriyeti’nin en güzel ve en eski şehri. Kafkas Dağlarının gölgesinde, Türkiye’nin Sarp sınır kapısından 22 kilometre içeride yer alan Batum, deniz kıyısında kurulmuş tam bir tatil şehri. Liman kenti özellikleri taşıyan şehir, büyük turistik gemilerin durak noktası olması nedeniyle çok sayıda turisti ağırlıyor. Tarihi bir dokusu olan şehirde gökdelenler, lüks casino otelleri, yeni yapılan modern binalar ile bakımlı tarihi yapılar, eski kiliseler bir arada bulunuyor. Sovyet Rusya döneminden kalan sıvaları dökülmüş eski binalarla, gökdelenlerin sırt sırta bulunduğu, iyi korunmuş tarihi binaları ile Gürcistan‘ın Batum kenti, bir Avrupa şehrindeymişsiniz hissi uyandıracak… Batum’un geniş caddelerinde yürümeye başlayarak şehri yakından tanıyacağız. Şehir merkezi yürüyerek keşfedilecek kadar küçük sayılır.

o Tarih boyunca Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Osmanlı ve Rus akınlarına maruz kalmış. Gürcüler 4. yüzyılda Hıristiyanlığı kabul etmiş. 17. yüzyılda bazı etnik Gürcüler Müslüman olmuş. Acara Özerk Cumhuriyeti’nin bölge merkezi olan Batum; Gürcü, Ermeni, Rus, Azeri, Acar, Abhaz, Osetyalı ve diğer etnik gruplarla birlikte 180,000 nüfuslu bir şehir olarak milletler mozaiği görünümü sergiliyor. o Para Birimi: Gürcistan ulusal para birimi olan Lari (GEL) 1995 yılından bu yana kullanılıyor. Batum’a giderken yanınıza Türk Lirası alabilirsiniz. Şehre giriş işlemlerimizi tamamladıktan sonra Grubumuz ile birlikte Türk Liralarımızı Gürcistan Para Birimi olan Lari’ye çeviriyoruz. Batum’da çoğu yerde Türk Lirası da kullanılabiliyor. Not: Kredi Kartı Kullanmamaya özen göstermenizi rica ediyoruz!

** Batum’dan Ne Mi Alırız?

o Merkezindeki Sigara, içki ürünleri ve yeşil şişelerdeki bu tarhunlu ve armutlu gazozlarının sahibi aslında Efes firmasıdır. Mideyi rahatlatıyor.. Bunların dışında ağaç oyma maşrapalar ilgi çekicidir.

** Batum’un Renkli Geceleri Nasıl Oluyormuş Öğrenelim Diyerek Turuna Başlıyoruz…

** Batum’da Gezi Noktalarımız:

o ÇORUH NEHRİ VE DELTASI (PANORAMİK):

o GONİO APSAROS KALESİ (PANORAMİK):1. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen yerleşime açılan kalenin içerisinde On İki Havari’den biri olan Aziz Mathias’ın mezarının olduğuna inanılıyor.

o TERS EV (PANORAMİK):Karadeniz kafası, Karadeniz’in iki tarafında da aynı, ama diğer herkesinkinden de farklı işliyor. İşte Batum’daki ters restoran.

o SU VE IŞIK GÖSTERİLERİ (SU, IŞIĞIN MÜZİKLE BULUŞURSA NELER OLABİLİR DEME İZLE VE GÖR): Gece çok ışıklı bir şehir oluyor Batum Müzik ve ışığın muhteşem uyumu içerisinde hareket ettiği su dansını izlerken Büyük Su Oyuncularını da beraberinde göreceksiniz.. J

NOT: Rüzgârlı olduğu günler olmuyor. Acentamız Sorumlu Değildir.

o ADALET SARAYI (PANORAMİK): Ters şişe şeklindeki mimarisiyle Dikkatinizi çekmemek mümkün değildir. Adalet toprağa aksın ve herkese eşit dağıtılsın sözünü simgelemek için bu şekilde yapılmıştır.

o AZİZİYE CAMİİ ORTA CAMİİ (OSMANLI CAMİİ): Kentte yaşayan Müslümanlar’ın önde gelenlerinden biri olan Aslan Bey tarafından yaptırılmıştır. Batum’da varlığını sürdüren tek camidir. 1880 yıllarında diğer 2 cami arasında yapıldığından Orta Camii olarak adlandırılmış. Tüm diğer dini yapılarda olduğu gibi, Sovyet döneminde kapatılmış. 1990’lı yıllarda yenileme çalışmaları yürütülen Camii, şimdi Kuran Kursu ve Müftülük binası ile bir arada hizmet veriyor.

o TİYATRO MEYDANI VE POSEİDOS / NEPTÜN ÇEŞMESİ: Eski Sovyet Rejimi mimarisi evleriyle çevrili, Batum’un en renkli meydanlarından Tiyatro Meydanı, buradaki altın kaplama deniz tanrısı Poseidon/Neptün heykelli çeşmesi ile ünlü. Aslında Bologna’nın Nettuno Meydanı’ndaki heykelin bir kopyası. Yine de Batum’un Tiyatro meydanını güzelleştirmekten geri kalmamış.

PİAZZA MAYDANI: Piazza (İtalyanca’da meydan demek), belki de tüm Gürcistan’nın en güzel meydanlarıdan biri. Birebir İtalyan meydanlarından modellenmiş. Burada kendinizi adeta İtalya’ya ışınlanmış hissediyorsunuz. Mozaiklerle döşenmiş 5700 metrekare alanın çevresi vitraylarla donatılmış Avrupa mimarisi yapılarla çevrili. Etrafta birçok cafe, otel, restoran alternatifi var.

o ST. NİCHOLAS KİLİSESİ(PANORAMİK): Osmanlı Dönemi’nde burada yaşayan Rumlar padişaha hediye olarak sunmuşlar. Padişah da çanlarının asla çalınmaması kaydıyla kiliseye izin vermiş. Kilisenin yapımına 1865’de başlanmış ve çanları da 1878’de yerleştirilmiş. Rumlar söz verdikleri üzere çanları hiç çalmamışlar ta ki Osmanlı’nın Batum topraklarını kaybettiği güne kadar. İşte o gün çanlar Osmanlı için çalmış. Bugün ise şehrin ana kiliselerinden biri olarak faal bir şekilde kullanılmaktadır.

o ASTRONOMİK SAAT: UNESCO tarafından koruma altında olan Eski Banka Binası’nın üzerinde yer alıyor. Prag’daki Old Town Meydanı’nda ve Viyana’daki Yahudi Mahallesi’nde de ünlü örnekleri olduğu gibi buradaki astronomik saat de her saat başı çan sesleri çıkarıp güneş ve ayın konumlarını gösteriyor. o AVRUPA MEYDANI: Batum’da şehrin ana meydanı, Klasik büyük bir fıskiyeli havuzun olduğu Meydan’nın en önemli simgesidir.

o ALTIN POSTLU MEDEA HEYKELİ: Heykeltıraş David Khmaladze tarafından yapılmış. 1 milyon Lari’ye mal olmuştur. 6 Haziran 2007’de açılmış. Kafkasların mitolojik yüzünü de temsil ediyor. Altın Post, Yunan mitolojisinde zenginliği, gücü ve iktidarı sembolize eder. M.Ö. 3. yy’da yaşamış Rodoslu şair Apollonios’un Argonautika adlı ünlü eserinde Iason ve Argonotların, Altın Post’un ele geçirmek için yaptıkları efsanevi yolculuğunu ve Gücü, sonsuzluğu ve egemenliği simgeler.

o BATUM BULVARI: Ana sahil hattı boyunca uzanan 1884 tarihli 7 km’lik Batum Bulvarı, palmiyeli yolları, parkaları, heykelleri, çeşmeleri, cafe ve beach barlarıyla Batum’un canlı ve yaşayan hayat tarzını yansıtıyor. Bulvarla beraber uzanan sahil kesimi de biraz taşlı olsa da Temmuz-Ağustos döneminde plajlar full çekiyor. Bulvarın kuzeyi ise Yeni Bulvar olarak bilinen yer. Burada suyun, lazer ışık şovları ve müzikle dans ettiği fıskiye havuzları (Dancing Fountains) bulunuyor.

o ASTRONOMİK SAAT: Türünün en eski örneklerinden olan Astronomik Saat, Memed Abashidzade Caddesi üzerindeki eski Gürcistan Milli Bankası binasında bulunuyor. Benzerlerine Prag ve Venedik’te rastlayabileceğiniz saatin en önemli özelliği güneşin, ayın, Zodyak takımyıldızlarının ve gezegenlerin konumlarını belirtmesi. Saatin bir başka özelliğiyse her saat başında farklı melodilerle çalan çanları.

o ALFABE KULESİ: Batum alfabesinin ve insanının özgünlüğünü temsilen 2010-2012 yılları arasında inşa edilmiş. Kıyı şeridinde bulunan ve yüksekliği 130 metre olan yapının üzerindeki 4 metrelik alüminyum plakalardan yapılmış 33 harf kolay bir şekilde görülebiliyor. En tepesi 360 derece dönebilen bu yapıda; restoran, casino ve televizyon stüdyoları mevcuttur.

o ALİ VE NİNO HEYKELİ (OLMAZ İSE OLMAZLARIMIZDAN J): 2007 yılında Gürcü heykeltıraş Tamara Kvesitadze tarafından yapılan anıt, Kurban Said’in dünyaca ünlü romanına atfedilmiş. Müslüman Azeri bir gencin, Hıristiyan Gürcü bir kıza aşkını tasvir eden 7 metre yüksekliğindeki anıt sahil şeridinde yer alıyor. Heykelin Özçoban Tur tarafından Batum gezilecek yerler listelerine eklenmesinin bir diğer nedeni de her on dakikada bir açı değiştirmesi ve iç içe geçmesidir. Sen Anlat Karadeniz Dizisinin bazı bölümleri de burada çekilmiştir.

o DÖNME DOLAP: Şehrin ve Karadeniz’in eşsiz manzarasını izlemek için oldukça uygun bir yer olan 55 metre yüksekliğindeki dönme dolabın bir turu 10 dakika sürüyor.

o CHACHA SAAT KULESİ: Egemizin İncisi olan İzmir ilimizin saat kulesine benzerliğiyle dikkat çeken Chacha Saat Kulesi (Chacha Tower) Batum’un sahil şeridinde yer alıyor. 2012 yılında mimar Raymond Charles Péré gözetiminde inşa edilen kule 25 metre yüksekliğinde. Adını aldığı Gürcü içkisi “Chacha” nın her gün saat 19.00’da, on dakikalık süreyle 4 çeşmesinden akması kuleyi turistler için ilgi çekici hale getiriyor.

o BATUM FENER KULESİ: Batum Limanı’nda yer alıyor. 21 metre yüksekliğindeki fener ilk olarak Osmanlılar tarafından 1863 yılında inşa edilmiş. Şehrin Ruslar tarafından ele geçirilmesinin ardından 1878’de yeniden inşa edilen fener kulesi bugünkü halini Fransız mühendislerin 1882’deki çalışması sonrası kazanmış.

<span style=&a

  • Kodu: Özcoban doğu1
  • Kapasite: 25
  • 1 Yetişkin İçin Fiyat

    1.650,00 TL


Mevcut Seçenekler:

Kişi